https://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/issue/feedÇocuk ve Medeniyet Dergisi2025-12-31T20:53:03+00:00Çocuk ve Medeniyet Dergisicocukvemedeniyet@cocukvakfi.org.trOpen Journal Systems<div class="header-baslik">Çocuk ve Medeniyet Dergisi, Çocuk Vakfı'nın resmi yayın organıdır.</div>https://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/349Hakan ACAR ile Aile ve Çocuk Refahı Politikaları Üzerine Söyleşi2025-09-29T10:20:47+00:00Hakan Acarbulahakan@gmail.comMustafa Ruhi Şirindunyaninenkucukcocugu@hotmail.com<p>Türkiye’de Sosyal Hizmetin uygulamalarının Demokratik ve Katılımcı Bir Yapıya Kavuşması için hem Yasal Düzenlemelerin güncellenmesinin hem de Uygulama çerçevesinin Dönüşümünün gerekli olduğu kanısındayım.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/356Aile , Çocuk ve Sosyal Hizmetler2025-11-05T20:31:48+00:00Oğuz Polatouzpol@yahoo.com<p>Bu çalışma, aile kurumunun çocuğun gelişim sürecindeki işlevlerini ve sosyal hizmetler ile olan etkileşimini incelemektedir. Toplumsal yapının temel öğesi olarak kabul edilen ailenin tarihsel süreçte geniş aileden çekirdek aileye dönüşümü, çocuğun refahı ve korunması bağlamında tartışılmıştır. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin getirdiği paradigmik değişimle birlikte çocuğun bağımsız bir birey olarak tanınmasının hukuki ve toplumsal sonuçları değerlendirilmiştir. Çocuğun korunmaya muhtaç ya da risk altındaki gruplarda yer alması durumunda devreye giren sosyal hizmet mekanizmalarının rolü, bu alanda görev yapan uzmanların sorumlulukları çerçevesinde ele alınmıştır. Özellikle fiziksel ve cinsel istismar, ihmal ve aile içi şiddet gibi olguların çocuk üzerindeki psikososyal etkileri incelenmiş; bu bağlamda sosyal hizmet müdahalelerinin çocuğun yüksek yararı ilkesine dayalı olarak nasıl şekillenmesi gerektiği tartışılmıştır. Sonuç olarak, çocuk refahının sürdürülebilir biçimde korunabilmesi için aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmet uygulamalarının etkinleştirilmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin hem mesleki alanlarda hem de toplumsal düzeyde içselleştirilmesinin zorunluluğu vurgulanmaktadır.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/355Çocuk Cinsel İstismarı Sonrasında Pozitif Aile Tutumlarının İyileşme Üzerindeki Etkisi2025-11-05T20:32:16+00:00Esra Gürgezoğlu Yapare.gurgezoglu@gmail.comMahi Aslanpskmahiaslan@gmail.com<p>Çocuk cinsel istismarı (ÇCİ), çocuğun gelişimsel, psikolojik ve sosyal işlevselliğini derinden etkileyen en ciddi travmalardan biri olarak tanımlanmaktadır. Literatürde, ÇCİ’nin yalnızca çocukluk döneminde değil, yetişkinlikte de depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), madde kullanımı ve kişilerarası ilişkilerde bozulma gibi çok yönlü sonuçlara yol açtığı ortaya konmuştur. Bununla birlikte, son yıllarda yapılan araştırmalar pozitif aile tutumlarının sonucu olarak ortaya çıkan aile desteğinin bu olumsuz etkileri azaltmada kritik bir koruyucu faktör olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle destekleyici iletişim, koşulsuz kabul, suçlayıcı olmayan yaklaşım, duygusal regülasyona destek ve profesyonel yardım arayışına açıklık, mağdur çocukların psikolojik iyileşme süreçlerini kolaylaştıran temel pozitif aile tutumları arasında yer almaktadır. Bu derleme, çocuk cinsel istismarı sonrasında pozitif aile tutumlarının iyileşme üzerindeki etkilerini mevcut literatür ışığında incelemeyi amaçlamaktadır. Bulgular, pozitif aile tutumlarının çocuklarda güven duygusunun yeniden inşasına, özsaygının güçlenmesine, olumsuz benlik algısının onarılmasına ve sosyal uyumun artırılmasına önemli katkılar sunduğunu göstermektedir. Ayrıca, Türkiye bağlamında ailelerin istismar öncesi ve sonrası süreçte bilgilendirilmesi, psiko-eğitim programlarına erişimin artırılması ve profesyonel destek mekanizmalarıyla işbirliği yapmalarının gerekliliği öne çıkmaktadır. Kurumsal düzeyde ise multidisipliner ekiplerin etkin kullanımı, travma-bilinçli yaklaşımların yaygınlaştırılması ve damgalamayı azaltıcı toplumsal müdahaleler, çocukların ve ailelerin iyileşme süreçlerini destekleyici kritik unsurlar olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, aile tutumlarının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda ekolojik bir çerçevede ele alınması, ÇCİ sonrası iyileşmeye yönelik politika ve uygulamaların geliştirilmesi açısından temel bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/357Çocuk Refahı Bağlamında Ebeveynlik Tarzları, Koruyucu ve Risk Faktörleri2025-10-14T19:10:52+00:00Oğuz Polatouzpol@yahoo.comHilal Karayazıhilallkarayazi@gmail.com<div> <p>Çocuk refahı kavramı, yalnızca çocuğun biyolojik ihtiyaçlarının karşılanmasını değil; duygusal, sosyal, bilişsel ve kültürel gelişimin desteklenmesini de kapsayan çok boyutlu bir olgudur. Bu çalışmada çocuk refahının kuramsal temelleri incelenmiş, ebeveynlik tarzlarının çocuk gelişimi üzerindeki etkileri ele alınmış ve Türkiye’de yapılan araştırmalar ışığında aile içi koruyucu ve risk faktörleri tartışılmıştır. Bulgular, demokratik ebeveynliğin çocukların özgüven, sosyal uyum ve akademik başarılarını güçlendirdiğini; buna karşın otoriter, izin verici ve ihmalkâr tutumların gelişimsel riskler doğurduğunu göstermektedir. Ayrıca şiddet, yoksulluk, boşanma ve duygusal ihmal çocuk refahını tehdit eden başlıca risk faktörleri arasında yer almaktadır. Çalışma, aile içi koruyucu faktörlerin (güvenli bağlanma, sağlıklı iletişim, aile ritüelleri, sosyal destek ağları) çocukların psikolojik dayanıklılığı ve yaşam doyumu açısından kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır. Sonuç bölümünde, çocuk refahının geliştirilmesine yönelik aile temelli müdahaleler ve sosyal politika önerileri sunulmaktadır.</p> </div>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/351Çocuğun Savunmasızlığı Özelinde Ailenin Çocuğun Bakımı ve Korunmasındaki Rolü2025-12-01T11:27:00+00:00Burak Gönültaşmbgonultas@cumhuriyet.edu.tr<p style="font-weight: 400;">Bu çalışma, çocukların korunması ve refahında ailenin rolünü, “savunmasızlık” kavramı çerçevesinde ele almaktadır. Savunmasızlık, çocuğun fiziksel, psikolojik ve duygusal açıdan zarar görme riskini ifade eder ve çocukların mağduriyet yaşama ihtimalini artırır. Aile refahı, ekonomik kaynaklar, ebeveynlik becerileri, aile içi ilişkiler ve sosyal destek mekanizmalarıyla şekillenir ve doğrudan çocuğun refahını belirler. Fonksiyonel aileler çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilirken, işlevsiz aile yapıları ihmal, duygusal yoksunluk ve gözetim eksikliği nedeniyle çocukların savunmasızlığını artırmaktadır. Çalışma, çocuk korumada “aktif ebeveynlik” ve gözetim becerilerinin önemini vurgulamaktadır. Çocuğun güçlendirilmesi kadar ebeveynlerin koruyucu kapasitelerinin artırılması da gereklidir. Sosyal refah politikaları yalnızca maddi yardımlarla sınırlı kalmamalı; ebeveynlik eğitimleri, psikososyal destek ve toplumsal koruma mekanizmalarıyla aileleri çok boyutlu olarak güçlendirmelidir. Aile refahının güçlendirilmesi, savunmasızlığın azaltılması ve bütüncül politikaların uygulanması, çocukların güvenli ve sağlıklı gelişim ortamlarında büyümeleri için temel koşuldur.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/358Ekolojik Sistemler Kuramı Kapsamında Ebeveyn-Çocuk İlişkileri ve Suça Sürüklenen Çocuk2025-10-14T20:04:04+00:00Ufuk Sarıgüluufuksarigul@hotmail.com<p>Bu derleme çalışmasının amacı, son derece önemli bir sorun alanı olan suça sürüklenen çocuk olgusunu psikolojik perspektiften, aile ile ilgili çalışmalardan elde edilen sonuçlar kapsamında incelemektir. Çalışmanın temel amacı, çocukların suça sürüklenmesinde etkili olan risk ve koruyucu faktörleri ebeveyn-çocuk etkileşim süreçleri (ebeveynlik stilleri, aile iletişim dinamikleri ve algılanan ebeveyn desteği) kapsamında bütüncül bir bakış açısıyla aktarmaktır. Bu amaçla, bireyin gelişimi ile çevresel sistemler (mikrosistem, mezosistem, ekzosistem ve makrosistem) arasındaki karşılıklı etkileşimin önemini vurgulayan Bronfenbrenner'in Ekolojik Sistemler Kuramı teorik çerçeve olarak kullanılmıştır. Bu çalışma, alanyazındaki ilgili bilimsel çalışmaların sonuçlarının derlenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, sosyoekonomik düzey ve aile içinde suç işleyen birinin varlığı gibi daha geniş faktörlerin yanı sıra diğer aile dinamiklerinin çocukların suça sürüklenmesindeki kritik önemini vurgulamaktadır. Aile bütünlüğünün bozulması, ihmalkâr, otoriter veya aşırı hoşgörülü ebeveynlik tarzları, tutarsız disiplin uygulamaları, yetersiz ebeveyn denetimi ve ebeveynin aşırı cep telefonu kullanımı (phubbing) gibi mikrosistem düzeyindeki risk faktörleri, çocuklarda suça sürüklenme davranışını artıran etmenler arasındadır. Öte yandan, algılanan ebeveyn desteğinin ve yakınlığının yüksek olması, güçlü ebeveyn bağlanması ve yüksek öz düzenleme becerileri ise suç davranışının ortaya çıkmasını önleyici faktörlerdendir. Sonuç olarak bu çalışma, ebeveyn-çocuk etkileşim dinamiklerinin çocukların suça sürüklenmesi sürecindeki önemini vurgulamakta ve aile temelli çeşitli müdahalelerin etkililiğini gösteren önemli bir literatür özeti sunmaktadır.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/348Ailede Çocuğun Bireysel Varlığı Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme: Temsil mi, İhmal mi?2025-11-05T20:34:19+00:00Tuğba Canbuluttugba.canbulut@iuc.edu.tr<p style="font-weight: 400;">Bu çalışma, Türkiye’de aile merkezli sosyal politika düzenlemelerinin çocukların bireysel hakları üzerindeki etkilerini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle açıklanan destek paketleri, ilk bakışta çocuk yararına bir girişim gibi görünmekle birlikte, esasen aile kurumunu güçlendirmeyi hedeflemekte ve çocuğu bağımsız bir özne olarak değil, demografik ve ekonomik hedeflerin bir aracı olarak konumlandırmaktadır. Özellikle yalnızca belirli tarihten sonra doğan çocukları kapsayan düzenlemeler, mevcut çocuk nüfusunu dışarıda bırakarak eşitsizlikleri derinleştirmektedir. Bu yaklaşım, çocuğun aile içinde görünmez hale getirilmesine ve bireysel gelişimsel ihtiyaçlarının göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Çalışma, çocukların aile ve devlet bağlamında araçsallaştırılmasını hem kültürel hem de yapısal boyutlarıyla tartışmaktadır. Kültürel normların ve aile pratiklerinin, çocukların kimlik gelişimi, özerklik kazanımı ve toplumsal temsiliyet süreçlerinde belirleyici rol oynadığı, ancak ataerkil ve hiyerarşik yapılar altında bu süreçlerin sınırlanabildiği vurgulanmaktadır. Aile içi güç ilişkilerinin çocukların karar alma kapasitelerini doğrudan etkilediği; göçmen ya da çok kültürlü bağlamlarda ise yeni fırsatlarla birlikte yeni risklerin de ortaya çıktığı belirtilmektedir. Sonuçlar, çocuk haklarının ekonomik ve demografik hedefler karşısında ikincil plana itildiğini göstermektedir. Çocuğun eğitim, sağlık ve kültürel katılım haklarının ihmal edilmesi, bireysel gelişim kadar toplumsal eşitsizlikler açısından da sorunlu bir tablo ortaya koymaktadır. Çalışma, aileyi güçlendirme politikalarının çocuk merkezli yaklaşımlarla yeniden şekillendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Hak temelli, kültürel duyarlı ve katılımcı politikaların geliştirilmesi, çocuğun hem bireysel özneliğini hem de toplumsal aidiyetini güvence altına alacak sürdürülebilir bir yaklaşım sunabilir.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/352Türkiye’deki Yabancı Çocuklara Yönelik Koruma Sistemi: Statülere Göre Bir Değerlendirme2025-10-12T10:55:18+00:00Sultan Ebru Bulgurcuoğlubulgurcuogluebru@gmail.com<p>Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve bu düzenlemeyi temel alarak oluşturulan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereği 18 yaş altındaki herkes çocuktur. Çocuk olmak ise menşe ülke ayrımı gözetmeden haklara ve hizmetlere erişebilmektir. Fakat Türkiye’de zorunlu göçmenler söz konusu olduğunda farklı uygulamaları ve politikaları gözetmemiz gerekir. Bu çalışmada üç farklı ülkeye göre yabancı çocukların profillerinin nasıl farklılaştığı sorusuna cevap arıyorum. Çalışmada 3 ülke üzerinden yabancı çocukların Türkiye’deki durumlarını ele aldım. Bunlar; uluslararası koruma kapsamında olup mülteci olarak değerlendirilemeyen Afgan çocuklar, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli çocuklar ve uluslararası koruma kapsamında Avrupa Konseyi üyesi olduğu için mültecilik statüsü kapsamında değerlendirilen Ukraynalı çocuklardır. Üç farklı ülkeyi ele almadaki amacım çocukların statülerinin, geliş sebeplerinin, ağlarının, yaşamlarının ve deneyimlerinin farklılaşmasıdır.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/350Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olan Gençler: Küresel Çerçeve ve Türkiye’deki Yansımalar2025-12-09T08:43:57+00:00Melike Tekindalmeliketunctekindal@gmail.comŞevval Özge Eroğlusevvalozgeozlem@gmail.com<p>NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olan Gençler) statüsündeki gençlerin eğitim ve istihdam süreçlerinden kopmalarının bireysel, toplumsal ve ekonomik boyutlarını kapsamlı biçimde ele almaktadır. Makale, NEET kavramının tanımı ve sınıflandırılmasının yanı sıra, gençlerin eğitimden ve istihdamdan uzaklaşma nedenleri, bu durumun psikososyal ve akademik sonuçları ile müdahale ve politika önerilerini incelemektedir. Türkiye özelinde yapılan analizler, ülkenin AB ülkeleri arasında en yüksek NEET oranına sahip olduğunu ve bu durumun gençlerin kişisel gelişim potansiyeli ile toplumsal kalkınma açısından ciddi riskler oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Literatür, NEET gençlerin yalnızca ekonomik üretkenlikten uzaklaşmadığını; psikososyal kırılganlık, toplumsal dışlanma ve akademik kayıplar gibi çok boyutlu olumsuz etkilerle karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Bu nedenle makalede, etkili politika ve müdahalelerin eğitim ve istihdam desteği ile sınırlı kalmayıp, psikososyal destek, sosyal katılım ve yerel yönetim iş birliklerini içeren bütüncül yaklaşımlar üzerinden geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, gençlerin işgücü piyasasına ve eğitim sistemine entegrasyonunu destekleyen sürdürülebilir, kapsayıcı ve çok aktörlü stratejilerin önemine dikkat çekilmektedir. Makale, NEET gençlerin belirleyicilerinin ve risk faktörlerinin doğru şekilde tespit edilmesinin, politika yapıcılar ve uygulayıcılar için rehber niteliği taşıdığını ve gelecekte yürütülecek kapsamlı araştırmaların gerekliliğini ortaya koymaktadır.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/346Özel Eğitim Öğretmenlerinin Gözünden Özel Gereksinimli Öğrencilerin Eğitiminde Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri 2025-11-12T08:38:21+00:00Melih Özdemirmlhbrk52@hotmail.com<p>Bu çalışmada, özel eğitim alanının kendine has yönlerine değinerek, sahada çalışan profesyoneller olarak özel eğitim öğretmenlerinin karşılaşılabileceği güçlükler ve bunların çözümü noktasında ortaya konan öneriler ele alınmaya çalışılacaktır. Özel eğitim alanının çalışma koşullarının ağırlığı, özel gereksinimli bireylerle çalışmanın zorluğu, öğretmenlerin sorumluluğu ve öğretmenlerin süreç içerisinde desteğe olan gereksinimleri düşünüldüğünde, alanda çalışan profesyonellerin yaşadığı zorlukların ortaya konmasının gerek özel eğitim öğretmenlerinin mesleki performanslarının desteklenmesine gerekse özel eğitim alanının önünün açılması noktasında önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışmanın örneklemini 10 özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış 5 soru yöneltilmiş ve içerik analizi yöntemiyle veriler analiz edilmiştir. Çalışma bulgularına göz attığımızda öğretmenlerin özel gereksinimli çocuklarla çalışırken en fazla davranış sorunlarıyla (n=4) karşılaştıkları; yaşanan güçlükler karşısında davranış değiştirme (n=6) ve veli işbirliği (n=4) yöntemlerini kullandıkları; bu süreçte veliden beklentilerinin çocuklarını evde desteklemeleri (n=7) olduğu; yönetimden beklentilerin çoğunlukla materyal gereksinimlerinin karşılanması (n=7) olduğu; rehberlik servisinden ise koordinatörlük (n=4) yapması olduğu şeklindedir.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/344Türkiye’de Göç ve Kültürel Çeşitlilik Bağlamında Çocuklarda Davranış Sorunları ve Topluma Yansımaları2025-12-03T18:57:14+00:00Didem Albayrakdidem.albayrak@ogr.gelisim.edu.trÖzgür Gün Uyarozgurgunuyar@gmail.comMerve Türkanm.kurtaal@gmail.com<p>Bu çalışma, Türkiye’de göç ve kültürel çeşitlilik bağlamında çocuklarda görülen davranış sorunlarını ele alan ulusal ve uluslararası literatürü bütüncül bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Göç, çocukların aile yapıları, eğitim süreçleri, sosyal ilişkileri ve kimlik gelişimleri üzerinde çok boyutlu etkiler yaratmakta; bu etkiler çocuklarda farklı davranış sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Çalışma, betimsel<br />nitelikte bir derleme (narrative review) olarak tasarlanmış; DergiPark, TR Dizin, Google Scholar, Web of Science ve Scopus veri tabanlarında yapılan taramalar sonucunda belirlenen ölçütleri karşılayan toplam 35 çalışma inceleme kapsamına alınmıştır.Bu çalışmanın bulguları, göç ve kültürel çeşitlilik bağlamında çocuklardan görülen davranış sorunlarının tek bir nedene bağlı olmadığını; aile içi stres, ebeveyn tutumları, okul ortamındaki uyum güçlükleri, dil bariyerleri, kimlik karmaşası ile ayrımcılık ve sosyal dışlanma deneyimlerinin etkileşimi sonucunda ortaya çıktığını göstermektedir. İncelenen çalışmalarda davranış sorunlarının; saldırganlık ve karşı gelme gibi dışavurumcu davranışlar, sosyal çekilme ve kaygı gibi içe yönelimli davranışlar ile dikkat ve akademik uyum sorunları şeklinde farklı örüntülerle görülebildiği belirlenmiştir. Ayrıca kapsayıcı eğitim uygulamaları, rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri ile aileye yönelik destek programlarının, çocukların davranışsal uyumlarını güçlendiren önemli koruyucu faktörler olduğu vurgulanmaktadır. Göç bağlamında çocuk davranışlarının yalnızca bireysel ya da patolojik bir çerçevede ele alınmasının yetersiz olduğunu; kültürel duyarlılığı esas alan, aile–okul–toplum iş birliğine dayalı bütüncül yaklaşımların gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışma, eğitim politikaları, müdahale programları ve gelecekte yapılacak araştırmalar için önemli<br />çıkarımlar sunmaktadır.</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/363Aile ve Çocuk Refahı Günlükleri2025-12-31T20:37:24+00:00Mustafa Ruhi Şirindunyaninenkucukcocugu@hotmail.com<p>Mustafa Ruhi Şirin'in aile ve çocuk refahı konulu günlükleri</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/361Sayı Editörü Sunuşu2025-12-31T19:36:28+00:00Oğuz Polatouzpol@yahoo.com<p>sunuş</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisihttps://cocukvemedeniyet.cocukvakfi.org.tr/index.php/CMD/article/view/362Künye Bilgileri2025-12-31T19:43:05+00:00Çocuk Vakfıcocukvakfi@hotmail.com<p>künye</p>2025-12-31T00:00:00+00:00Telif Hakkı (c) 2025 Çocuk ve Medeniyet Dergisi